2012 yılında AKP’nin düzenlediği “Ev Hizmetlerinde Çalışan Kadın Çalıştayı”nda ve 2013 yılında ILO tarafından düzenlenen “Ev İşçileri için İnsana Yakışır İş Çalıştayı”nda İmece Kadın Sendikası olarak sunduğumuz raporun metnidir.

Ev İşçileri için İnsana Yakışır İş

        31.05.2012

Ev İşi İş, Ev İşçisi İşçidir

Artan kentleşmeyle beraber, kamusal hizmetlerin kısılması, sosyal devlet uygulamalarının gerilemesi ev hizmetleri alanında ev işçisi istihdamını büyütmektedir. ILO verilerine göre dünyada 50 milyonla yüz milyon arasında ev işçisi bulunmaktadır.

Resmi bir istatistik bulunmayışı kesin bir bilgiye sahip olmamamızı getiriyor. Ancak kaba bir hesapla dahi yüz binlerce ücretli ev işçisi bulunduğunu tahmin etmek zor değildir.

Bu kadar büyük sayıda istihdamın gerçekleştiği ev hizmetleri alanının 4857 sayılı iş kanunun dışında tutulması son derece yakıcı sorunlar doğurmaktadır.

1979 yılına kadar konut kapıcıları da iş yasası kapsamı dışında tutulmaktaydı. Ancak bu tarihteki iş yasasına  ek bir madde konarak konut kapıcıları  iş yasası kapsamına alınmış,özgün çalışma koşullarına göre  tüzük ve yönetmelik düzenlenerek sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınabilmiştir. Ev hizmetlerinin iş yasasında tanımlanması için de benzer formüller geliştirilebileceği düşünmekteyiz.

TANIM:

Ev İşi Nedir, Ev İşçisi Kimdir?

Ev işi nedir?

Ev işi, evin belirli bir üyesi veya tüm aile fertleri için evde veya aile fertleri için icra edilen her tür iştir.

Bu işler arasında, çocuk, hasta ve özürlü bakımı, ev temizliği, yemek yapma, ütü yapma, çamaşır yıkama, bahçe bakımı, evin güvenliğini sağlama ve ailenin  şoförlüğünü yapma gibi çok çeşitli işler yer alır.

Ev işçisi kimdir?

Ev işçisi, istihdam ilişkisi içinde ev işlerini yapan kişidir. Buna göre ev işçisi tanımı, yarı zamanlı (part-time) ev işleri yapan; bir veya birden fazla işveren için çalışan; ülke vatandaşı olan veya olmayan; evde yaşayan veya yaşmayan ev işçilerini kapsar.

Ev işçisinin işvereni ev işinin sağlanacağı aile fertlerinin tümüdür.

Ev İşçilerinin çalışma kural ve esaslarının belirlenmesinde 4857 sayılı kanun bütün hükümleri geçerli olmalıdır.

 

 

İŞ YASASI  ve EV İŞÇİLERİ

Mevcut durumumuz

4857 sayılı iş kanunun 4.maddesinin (e) fıkrasında, ev hizmetlerinde çalışanları kapsam dışında bırakıldığı yazmaktadır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, sigortalı sayılmayanlar başlıklı paragrafın 6/C bendi (değişik:17.4.2008–5754/4. mad.) ev hizmetlerinde çalışanlar (ücretle ve sürekli olarak çalışanlar hariç) ibaresi yer almaktadır. Yine aynı madde “sürekli” çalışanlarında istisnasını belirlemiş ve “ev hizmetlerinde hizmet akdi ile sürekli çalışmasına rağmen, haftalık çalışma sürelerinin 4857 sayılı İş Kanununda belirtilen sürelerden az olması nedeniyle, aylık kazançları prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından az olanlar,” demek suretiyle maddenin uygulanabilirliğinin de yolunu kapatmıştır

Ancak “sürekli” çalışan ev işçilerinin SSK’lılık durumlarına bakıldığında uygulamadaki zorluklar nedeniyle istisnalar dışında kalan binlerce ev işçisi kayıt dışında kalmaktadır. Ya da ev işçisi olarak değil, ev iş vereninin işletmelerinde çalışıyor gösterilmektedir. Bu durum da mevcut sınırlı çerçevede tanınan hakkın da kullanılabilir olmadığını göstermektedir.

4857 sayılı iş yasasında ve 5510 sayılı yasada yapılacak esaslı değişikliklerle  ev işçileri işçi ve sigortalı sayılmayanlar başlığından çıkarılması ve alana özel yasal düzenlemenin yapılması zorunludur

Sorular, sorunlar , öneriler:

  1. Gündeliğe giden ev işçileri birden çok iş veren aileye ya da kişiye hizmet sunmaktadır. Bu da “iş vereninin belirsiz” olduğu, bu nedenle “formül bulmanın zor” olduğu gibi çekinceleri gündeme getirmektedir. Ancak bu soruna çok basit ve uygulamada pratik bir çözüm üretilmesi mümkündür.

Örnek1. Sigorta sisteminin uygulanması bakımından devlet işveren işbirliği sorunun çözümü için gerekli olacaktır. Uzun süredir yerleştirilmeye çalışılan UYAP ve e- devlet  uygulamaları yeterli imkanı sunmaktadır. Ev hizmetlerinin sosyal güvenlik düzenlemeleri için uygun hale getirilebilir. (İmece Kadın Sendikasının önerisidir)

Örnek2. Fransa örneğinde olduğu gibi gündelikçi ev işçilerine ücret çeki uygulanması yoluyla işçiler  sosyal güvence kapsamına alınabilir. Faransa’da ev işçisine gazete bayiinden ya da marketten kolayca ulaşılabilecek ücret çekleri ile ödeme yapılmaktadır. Bankalarda çek bozdurulurken işçi kayıta da alınmış olmakta, sigorta primleri kesilmektedir.

2– İş kazaları  ücretsiz ev işçileri (ev kadınları) ve ev işçileri arasında sıkça yaşanmaktadır. Ancak çoğu zaman ev işçilerinin “camdan düşerek ölümü” bir şekilde ev işçisi olarak kaydedilmemektedir. Antalya’da 4. kattan düşerek ağır yaralanan Minire İnal örneğinde olduğu gibi ev işçileri iş vereniyle duygusal (sanal bir akrabalık  ilişkisi) kurabilmekte ev işverenlerini  koruyucu davranabilmektedirler… Y a da iş kazası iş verenler tarafından örtbas edilebiliyor.

Üstelik ev işçilerinin geçirdiği iş kazaları ile ilgili bir kayıt sistemi de yoktur. Bu nedenle  iş kazalarının  sayısı tam olarak belirlenememektedir. Ancak basına yansıyan  kadarıyla bilgi toplanabilmektedir.

İş kazaları özellikle yüksekte çalışma kurallarına uymamak kaynaklı önlenebilir kazalardır. Ancak ev işçilerinin iş yasası dışında bırakılması bu duruma çözüm üretilmemesini getirmektedir. Bu nedenle ev işçilerinin yaşadığı  kazalar kaza değil iş cinayetidir.

3- Ev işçilerinde yaygın bir şekilde karşılaşılan meslek hastalıkları;   menüsküs, bel ve boyun fıtığı, astım, kas yırtılmaları,  strese bağlı hastalıklar vb. hastalıklardır. Meslek hastalıkları  iş sağlığı ve güvenliği önlemleri alınmaması nedeniyle önlenememektedir.

4-Evin özel alan olması gerekçe gösterilerek ev işçilerinin iş müfettişlerince denetiminin mümkün olmadığı yönünde bir düşünce   yaygın bir şekilde ifade edilmektedir.

Kanımızca bu durum yönetmeliklerle düzenlenebilecek bir  mevzu olarak ele alınmalıdır. Halen mevcut işyerlerinde iş müfettişleri tarafından bir çok konuda “çağrı” usulü ile denetim yapılmakta ve çağrıya uymayarak denetime gelmeyen işverenlere ciddi cezalar kesilmektedir. Bu cezalar bir çok konuda caydırıcı nitelik taşıyabilmektedir. Sadece bu yöntemin kullanılması bile ev işverenlerinin  denetlenebilmesinde önemli derecede etki yaratabilecek niteliktedir. Alana özel başkaca bir çok yöntemde belirlenebilir. Belirlenmelidir.

Somut  Öneriler:

1- 4857 sayılı kanunun 4. maddesinin e bendindeki istisna hükmü  kaldırılmalıdır.

Buna dayanarak 5510 saylı kanundaki sigortalı sayılmayanlar maddesi revize edilmelidir.

2-Konut kapıcılarında olduğu gibi; ev hizmetlerinde çalışanların çalışma koşullarını düzenleyen ayrı bir yönetmelik ve tüzük çıkarılmalıdır.

3-İş sağlığı ve iş güvenliği yasasında ev hizmetlerinin özgün koşulları gözetilerek çelişen maddeler (özel alanın denetimi) istisna tutulabilir. Şöyle ki; ev hizmetleri ile ilgili esaslar ayrı bir yönetmeliğe tabi olabilir.

Ev iş yerlerinin denetlenmesi başlığıyla ayrıca düzenlenmesi,

Denetleme usulleri farklı ele alınarak, örneğin iş müfettişlerinin denetimine dair yasada ev iş verenlerinin beyanının esas alınması ve ev iş verenlerinin  beyanname vermesi yükümlülüğü getirilmesi sağlanabilir.

Halihazırda 5510 sayılı yasaya göre işçi sayılan ev işçilerinin iş sağlığı ve iş güvenliği yasasında kapsanma zorlukları ortadadır. Bu nedenle somut bazı düzenlemelere ihtiyaç bulunduğu açıktır. Öneriler bu ihtiyacı karşılamaya dönük çabalar olmakla birlikte, çözüm gücü olmasa da mevcut sıkıntıları iyileştirmeye dönüktür. Bu önerileri destekleyici şu düzenlemelere de ihtiyaç bulunmaktadır:

Ev İşyerleri  (konutlar)    Yapı Denetimi Uygulama Usul Ve Esasları Yönetmeliği ve ilgili mevzuatta; konut pencere ve yüksekte çalışmayı gerekli kılacak balkon kapılarının içeri doğru açılmasının zorunlu tutulması uygun olacaktır.

Ev İşçilerinin iş sağlığı ve güvenliği eğitimi sendikalar tarafından verilebilir.

5-Sigorta sisteminin uygulanması bakımından devlet işveren işbirliği sorunun çözümü için gerekli olacaktır. Uzun süredir yerleştirilmeye çalışılan UYAP ve e- devlet  uygulamaları yeterli imkanı sunmaktadır. Ev hizmetlerinin sosyal güvenlik düzenlemeleri için uygun hale getirilebilir.

6-Sistem oturuncaya kadar en az 5 yıl boyunca ev işçilerinin sigorta primleri devlet tarafından genel bütçeden karşılanmalıdır.

İş verenlere benzer teşvikler daha evvel defalarca sağlanmıştır. En son 2009 yılının Ağustos ayında başlatılan “5921 Sayılı Kanunu İle Ek İstihdama Sağlanan Sigorta Teşviki” başlıklı düzenleme halen yürürlüktedir .

7- Ücretsiz ev işçileri (ev kadınları) topluma değer üretmektedirler. Anayasada bu değerin tanındığı ifade edilmeli, ev kadınlarına sosyal hakları verilmelidir.

8- Fatıma Aldal davası örnek bir davadır. 20 yıl ev hizmetinde çalışmış bir ev işçisinin çalıştığı iş yerinde cam silerken düşüp yaşamını yitirmesi sıradan bir kaza değildir. Yüzde yüz önlenebilir bir kazada yaşamını yitirmiştir. Bu nedenle bu bir iş cinayetidir!

Fatıma Adal’a Adalet nasıl sağlanacak?
İş güvenliği önlemleri alınmaksızın işçilerin çalıştırılması en genel anlamda tüm işçilerin canına “kast” etmektir. Bu yüzden iş kazalarını iş cinayeti olarak tanımlamak zorunda kalıyoruz. İş güvenliği önlemleri alınmadan yaşanan her kaza iş cinayetidir ve her eylem bu yüzden “taksirle adam öldürme” değil “kasten adam öldürme” suçunun niteliklerini taşımaktadır. Ceza hukukçularının da bu konuda değerlendirmeleri alınarak “iş cinayetleri sanıklarının taksirle adam öldürme değil kasten adam öldürme suçundan yargılanmalarının sağlanması” için meclise yasa teklifi yapılması zorunludur. En son Erzurum’da suda donarak ve boğularak ölen TEDAŞ işçilerinin katilleri 1 ay tutuklu kalmadan tahliye edildiler. Hangi ihmal işçilerin-insanların canını bu kadar hızlı alabiliyor.. işçileri “güzel-güzel!!!” öldürebiliyor. ?

9- Ev işçileri “özel istihdam bürolarının kiralık işçi büroları marifetiyle de iş bulabilmektedir. Ancak bu yöntem ev işçisininsin güvenceli çalışmayı getirmediği gibi daha da köleleştiriyor.

Bu ofislerin gönderdiği iş yeri olan evlerde ev işçileri cinsel ve fiziksel şiddet riski ile daha fazla yüz yüze olmaktadır.   Genel olarak ev işçilerinin güvencesiz, kayıtsız çalışmaya mahkum etmek taciz, tecavüz ve mobbing ile baş başa bırakmak anlamına gelmektedir.

10- Ev hizmetlerinin mesleki standartları bulunmamaktadır.  Mesleğin net bir tanımı ve  hizmetlerin sınıflandırılmasına ihtiyaç vardır. “Ev işçileri hangi hizmetleri, ne kadar sürede gerçekleştirebilir? “, “Neler angarya, neler iştir? ” ,”İş yapılırken uygun teknikler nelerdir..? “gibi soruların net olması gerekir. Konut kapıcıları ile ilgili yukarıda yapılan açıklama bu ihtiyacı da gözler önüne sermektedir.

Bu standartlar çerçevesinde ev işçileri mesleki kalifikasyon veren kurslar yerel yönetimler tarafından ve ev  işçilerinin mesleki örgütleri ve kadın örgütler tarafından ücretsiz olarak  sunulabilmelidir.

11- Ev hizmetleri alanındaki  çalışan işçi sayısı, iş kazaları, meslek hastalıkları vb. çalışma durumunun tespiti için istatistik düzenlenmesine ihtiyaç vardır. TUİK tarafından gerçekleştirilmesi sendikamız tarafından önerilmektedir.

İŞ YASASINSDA KONUT KAPICILARI

Konut kapıcılarının 1971 tarihli 1475 sayılı iş yasasında madde 5 de istisna sayılması ayıbı 1979 yılında 3184 sayılı yasa ile eklenen ek madde 1 ile giderilmiştir. Aşağıda metin vardır. Benzer yöntemle ev işçileri de 4857 sayılı yasanın 4. Maddesindeki istisnalar başlığından çıkarılmalı ve aşağıdaki gibi tanımlamaları yapılmalıdır

EK MADDE 1 — (22.2.1979 gün ve 3184 sayılı Kanunla eklenmiştir.) (*) Bu Kanun’un 5’inci maddesinin (e) fıkrasında sözü geçen kaloriferli konut kapıcıları ile çalışmasını ayni işverene veya aynı konuta hasreden konut kapıcılarının işvereni konutun maliki veya ortaklarıdır.

Konut yöneticisi işveren vekili olup, mali sorumluluklar işverene ait olmak üzere, yargı uyuşmazlıklarında ve bu Kanun’un uygulanması bakımından işverenin temsilcisidir.
Kapıcı konutları için kira istenemez.

Kapıcının hizmetlerinin kapsam ve niteliği ile günlük çalışma sürelerinin, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri, yıllık ücretli izin hakları ve kapıcı konutları ile ilgili hususların düzenlenmesinde uygulanacak değişik şekil ve esaslar bu Kanun’da tanınan haklar saklı tutularak Çalışma Bakanlığı’nca çıkarılacak bir tüzükte belirtilir.

(*) İş Kanununa çeşitli kanunlarla eklenen ek ve geçici maddeler, 1.2.1989 tarih ve 3520 sayılı Kanunla yapılan numaralandırmaya uygun şekilde yeniden sıralanmıştır.

(1) Ev işi, ev işçisi ve ev işçisinin iş vereni  tanımlarında ILO’nun  189 no.’lu sözleşmesinden yararlanılmıştır.

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s