Ayten Kargın’ın ev işverenleri ile SGK aleyhine açtığı hizmet tespit davasının üçüncü duruşması bugün 20. İş Mahkemesinde görüldü

Açıklamalarımız, Uncategorized

 

ayten kargın 18 Kasım duruşma 1 (4) ayten kargın 18 Kasım duruşma 1 (6)

13 yıl boyunca aynı evde ev işçiliği yapmış ancak bir gün dahi sigortası yapılmamış olan Ayten Kargın’ın sigortasız çalıştığı yılların ve hiçbir iş güvenliği tedbiri olmadığı için bozulan sağlığının hesabını sormak üzere açtığı iş tespit davasının üçüncü duruşması bugün Kartal’daki İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görüldü. Duruşmada işverenlerin tanığı dinlendi. Geçtiğimiz duruşmada tarafların tanıkları dinlenmiş ve Ayten Kargın’ın davalıların evinde çalıştığı tespit edilmişti. Mahkeme, Ayten Kargın’ın çalıştığı günlerin belirlenmesi için bilirkişi raporu istedi. Bir sonraki duruşma 26 Şubat 2015 tarihinde görülecek.

Ayten Kargın Kimdir?

Ayten Kargın bir ev işçisi ve aynı zamanda İmece Ev İşçileri Sendikası genel başkanı. 2003’de ev işverenlerine ait ev işyerinde ev işçisi olarak çalışmaya başlamıştı. Ayten, hiçbir sigortası olmadan çalıştığı 13 yıl içerisinde birçok meslek hastalığına yakalandı. Dizinde aşınmalar oldu. Ayten davasını açtığı 2014 tarihinde halen çalışıyordu. Dava dilekçesinin işverenine ulaşmasının hemen ardından ise işine son verildi. Sigortasının yapılması talebiyle başlayan mücadelesi onu sendika başkanlığına kadar götürdü. Hakkını aramak üzere İmece Kadın Dayanışma Derneğine başvuran Ayten, sigorta davasını açtı ve aynı zamanda İmece Ev İşçileri Sendikası’nın da kuruluş çalışmalarında görev aldı ve 15 Haziran 2014’te yapılan sendika genel kurulunda sendikanın genel başkanlığına seçildi.

Bu Dava Neden Önemli?

Bu dava yıllarca sigortasız çalışan on binlerce ev işçisinin aklından ve yüreğinden geçen emekli olma hayalinin somutlanmış halidir. Bu sebeple kazanılacak her gün, ev işçilerinin var olma mücadelesinde kazanılmış bir gündür. Böyle davaların çoğalması, ev hizmetlerinin İş kanunu kapsamına alınmasını, sigortalamanın kolaylaştırılmasını ve ev işçilerinin de emekli olabilmesini sağlamak için çok önemli bir mücadele alanı olacaktır. Bu dava, 13 yıllık kaybolan hakları için iş tespit davası açarak hukuk mücadelesi başlatan Ayten Kargın şahsında tüm ev işçilerinin geçmişe yönelik sigorta haklarını kazanmaları için bir umut ışığı olacaktır.

İmece Ev İşçileri Sendikası olarak tüm ev işçilerinin geçmiş çalışma sürelerinin görmezlikten gelinmemesi, üstünün örtülmemesi için mücadele yürütüyoruz ve yasal eksikliklerin bedelinin ev işçilerine ödetilmesine karşı çıkıyoruz. Torba Yasa Tasarısında ev işçilerinin sosyal güvenlik haklarını düzenleyen maddelerine karşı eleştirilerimizi pek çok kereler dile getirdik. Torba yasada ev işçilerinin iş yasası ve iş güvenliği yasası kapsamına alınması konusunda hiçbir gelişme yok, 10 günden az çalışan ev işçilerinin sigorta hakkı da gasp ediliyor ve bir milyonu aşkın ev işçisinin yıllardır  güvencesiz, sigortasız çalıştırılmalarına dair kaybedilen hakları telafi edici hiçbir çözüm de getirilmiyor. Bu nedenle torba yasanın ev işçilerinin talepleri doğrultusunda düzenlenmesini talep ediyoruz ve bu doğrultuda http://www.change.org’da bir imza kampanyası başlattık.

imza kampanyamıza destek verebilirsiniz:

https://www.change.org/p/tbmm-ba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1-ev-i%C5%9F%C3%A7ileri-i%C3%A7in-sen-de-bir-%C5%9Fey-yapabilirsin

İmece Ev İşçileri Sendikası

 18.11.2014

Reklamlar

Rukiye Şimşek’e Adalet İstiyoruz!

Açıklamalarımız, Basında Ev İşçileri, Sendikadan Haberler

 

 

IMG-20141023-WA0001 20141023_102803 20141023_102754 20141023_102748 20141023_102745 20141023_102736 rukiye

Cam silerken düşerek hayatını kaybeden Rukiye Şimşek’in ölümünden sorumlu olan işverenlerinin yargılandığı ceza davasının ilk duruşması Kartal Adliyesi’nde görüldü.

Rukiye Şimşek’in ailesinin avukatı Sevgi Evren, Rukiye’nin ölümünün sorumlularının güvenlik tedbiri işveren sanık Merve Hanım ve kocası olduğunu, bu nedenle sanık sandalyesinde her ikisinin de yer alması gerektiğine ilişkin talebi ifade etti. Her iki sanığın da bundan sonraki duruşmalarda hazır bulunması karara bağlandı.

Duruşma sırasında ev işçilerinin hayatına ve can güvenliğine ne kadar önem verildiğini gözler önüne seren trajik diyaloglar da yaşandı. Kendisine “evinizde güvenlik tedbirleri alır mıydınız” sorusu sorulan sanık, “sabun kullandırmazdım çünkü sabun izine tahammülüm yok” şeklinde yanıt verdi.

Mahkeme heyeti gerekli soruşturmaların ve keşiflerin yapılması ve tanıkların dinlenmesi için duruşmayı 24 Şubat 2015 saat 10.05’e erteledi. İmece Ev İşçileri Sendikası davaya müdahil olma talebinde bulundu. Sendikanın talebi bir sonraki duruşmada karara bağlanacak.

Mahkemenin ardından İmece Ev İşçileri Sendikası bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Basın açıklamasını İmece Ev İşçileri Sendikası Genel Başkanı Ayten Kargın okudu. Açıklamaya Rukiye Şimşek’in ailesi ve sendika üyeleri de destek verdi.

“Artık Hayal Kurmuyoruz”

Rukiye Şimşek’in oğlu Emre de duruşmadan önce annesini bize şöyle anlatmıştı:

“Annemin mutlu ve kısa süren hayatı… Şimdi ben bu kağıda annemi anlatmaya çalışsam belki yetmez, belki de sayfalar sürer. Benim annem çok farklıydı. Kimseye bir zararı yoktu. Yüzünden hiçbir zaman gülücükler eksik olmazdı. Kimseye küsmez, kimsenin kalbini kırmaz ve hoşgörüsünü kimseden eksik etmezdi. Annem ev hayatında başarılı, mutlu ve güleryüzlü bir ev hanımı idi. Annem, ailemizi çok severdi. Hayatımda gördüğüm en fedakar anne benim annemdi. Ailesiyle mutlu bir hayat süren vakit geçiren sevdikleri için hayaller kuran biriydi. Komşu ilişkilerinde herkes tarafından sevilir ve sayılırdı. Hayalinde hep ev sahibi olmak vardı. Bu hayalini gerçekleştirmek için işe başladı. İş hayatında başarılı ve kendini sevdiren biriydi. Sırf benim ve ablamın okuması için çalışıp çabalardı. Biz de ona layık birer evlat olmak için okulumuzu başarılı bir şekilde devam etmeye çaba gösterirdik.

Annem bizi kimseye muhtaç etmedi.Çünkü o bir MELEKTİ..

 

Belki bu yazıyı okuyanlar benim çok abarttığımı zannedecekler ama ben içimden gelen en samimi duygularımla söylüyorum. Benim annem çok farklıydı. Annemle birlikte çok güzel hayaller kurardık. Hep torun sahibi olmak istiyordu. Ama bu hayalini gerçekleştiremeden hayata gözlerini yumdu. 13 Kasım 2013 tarihinde babama gelen acı bir haberle yıkıldık. Biz ise hayata küstük, artık hayal kurmuyoruz. ”

 

İmece Ev İşçileri Sendikası’nın duruşmadan sonra okuduğu basın açıklamasının metnini paylaşıyoruz:

 

Basına ve Kamuoyuna

 

Zenginler, muktedirler, patronlar için cennete; biz emeğiyle çalışanlar içinse cehenneme dönüşmüş bu vahşi sömürü düzeninin açtığı yaralarımız hala çok taze. Bu ülkede sürekli işçi cenazeleri kaldırılıyor. Soma’da, Mecidiyeköy’de, Esenyurt’ta, Davutpaşa’da, Tuzla’da, OSTİM’de, Karadon’da, Kozlu’da ve daha nice yerlerde iş cinayetlerinde hayatlarını kaybeden işçi arkadaşlarımızın cenazelerini kaldırıyoruz. Biz, adına kader dedikleri şeyin aslında vahşi kapitalizmin en gaddar yüzü olduğunu, iş cinayetlerinin asla kader olmadığını çok iyi biliyoruz. Ateş düştüğü yeri yakmıyor; o ateş hepimizi yakıyor.

 

Biz ev işçileri olarak  iş cinayetlerine hiç yabancı değiliz. Ne yazık ki ev işçiliği yaparken iş cinayetlerinde ölen kaç kişi olduğunu bile tam olarak bilemiyoruz çünkü bu konuda ne Çalışma Bakanlığı’nın ne de SGK’nın yaptığı herhangi bir çalışma bulunmuyor. Ama bildiklerimiz de var elbette; Gültekiye Özmen, Fatma Aldal, Pakize Akçam çalıştıkları evlerin camını silerken düşüp hayatlarını kaybettiler.

 

Rukiye Şimşek de bir emekçiydi, ev işçisi olarak çalışan bir arkadaşımızdı. 42 yaşındaydı. Emre ve Hatice’nin annesiydi. Banka kredisi ile aldıkları evin borcunu ödeyebilmek için çalışıyordu. 13 Kasım 2013 tarihinde Kadıköy Ali Nihat Tarlan Caddesindeki 7 numaralı apartman üçüncü katında çalıştığı dairenin camını silerken düşerek hayatını kaybetti. Geride iki çocuk ve bir eş bıraktı. Bugün burada Rukiye’nin ölümünün sorumluları aleyhinde açmış olduğumuz davanın ilk duruşması görüldü. Biz bu sürecin sonuna kadar, tüm sorumlular cezalandırılıncaya kadar bu davanın takipçisi olacağız.

 

Biz İmece Ev İşçileri Sendikası olarak bugüne kadar ev işçilerinin haklarını savunmak için her alanda mücadele verdik, bundan sonra da vereceğiz. Ev işçilerine müjde adı altında çıkarılan torba yasada 10 günden az çalışan ev işçilerine uygulanan ayrımcılığa hayır diyoruz. Ev işçilerinin özel istihdam büroları adı altında taşeron sistemine mahkum edilmesine karşı çıkıyoruz. İş yasasına alınmayı, sigortalanmamızın kolaylaştırılmasını ve sigortalanmamız için teşvik sağlanmasını istiyoruz. Tüm işçilerin güvenli ve insana yakışır koşullarda çalışmasının yasal güvence altına alınmasını istiyoruz. Ev İşçilerinin çalışma koşullarına ilişkin ILO 189 “Ev İşçileri için İnsana Yakışır İş” sözleşmesinin imzalanmasını talep ediyoruz.  Ağır sömürü koşulları ile karşı karşıya olan tüm ev işçileri yasal güvenceye alınıncaya, sağlık, sigorta ve örgütlenme hakkı kazanıncaya kadar yılmadan mücadelemizi sürdüreceğiz.

 

Rukiye Şimşek’e Adalet!

İş Cinayetleri Kader Değildir!

Cama Çıkma Cama Çıkarma!

Ev İşçilerine İnsana Yakışır İş!

 

İMECE EV İşçileri Sendikası

 

23.10.2014

 

 

Çalıştığı evin camını silerken hayatını kaybeden ev işçisi Rukiye Şimşek’in duruşmasına çağrı!

Açıklamalarımız, Duyurular

afis rukiye antalya duyuru

 

İmece Ev İşçileri Sendikası olarak geçtiğimiz yıl kasım ayında iş cinayetinde kaybettiğimiz ev işçisi arkadaşımız Rukiye’nin duruşmasının takipçisiyiz. 23 Ekim Perşembe günü İstanbul Kartal Adliyesi önünde duruşma sonrasında ve Antalya’da dava sürecini konuşmak üzere toplanıyoruz. Tüm ev işçilerini, basın emekçilerini ve kadınları Rukiye’nin dava sürecine destek vermeye çağırıyoruz.

İmece Direnen Kobane Halkının Yanında!

Açıklamalarımız

Savaşlarda her zaman en büyük yıkımı kadınlar yaşıyor. Özellikle psikolojik ve ekonomik olarak en çok kadınlar etkileniyor. Savaşın neden olduğu zorunlu göçler, yakınların kaybı kadınların savaşın etkilerini çok daha keskin yaşamalarına neden oluyor. Kadın bedeni savaş ganimeti olarak görülüyor, kadınlar tecavüze uğruyor, kaçırılıp köleleştiriliyor. Kadın düşmanı IŞİD’li barbarların kadınlara yaptıklarına bakacak olursak, Ortadoğu coğrafyasında yaşayan kadınlar olarak karşı karşıya olduğumuz tehditin ne boyutlarda olduğu daha iyi görülebilir. Suriye’de iki yıldan bu yana yüz binlerce Suriyelinin hayatına mal olan iç savaş ve vahşet devam ediyor. IŞİD denilen barbar çetesi Irak ve Suriye’deki etki alanını genişletiyor. Türkiye’nin güneyinde önemli bir bölgede Türkiye sınırının diğer tarafı IŞİD’in kontrolü altında. IŞİD, Haziran ayında Telafer’de yaşayan Türkmenlere yönelik bir katliam gerçekleştirmişti. Ağustos ayında da Suriyeli Ezidilere yönelik çok büyük bir katliam gerçekleştirdi. Binlerce erkeği katletti, kadınları ve kız çocuklarını kaçırıp köle pazarlarında sattı. O zaman da tüm dünya bu katliama seyirci kalmıştı. Katliamdan kaçan, açlıkla ve susuzlukla karşı karşıya kalmış on binlerce kadın ve çocuk ve yaşlıyı IŞİD katliamından YPG ve kadınlardan oluşan YPJ kurtarmıştı. IŞİD’li barbarlar şimdi tüm güçleriyle Rojava’nın Kobane kantonuna saldırıyorlar. Amaçları Kobane’yi düşürmek ve burada yaşayan halka yönelik bir katliam gerçekleştirmek. Kobane halkı ise bu barbarlara karşı dişiyle tırnağıyla savaşmaya, direnmeye devam ediyor. Bir tarafta tankları ve ağır silahları olan IŞİD, diğer tarafta ise eski ve düşük etkili silahlarla tanklara kafa tutan Kobane halkının iradesi var. Kobane’nin düşmesi demek binlerce kişinin katledilmesi, ve Türkiye’nin güney sınırının çok büyük oranda IŞİD’in kontrolüne geçmesi anlamına geliyor.

Rojava’nın anayasasına bakacak olursak IŞİD çetelerinin neden var güçleriyle Kobane’ye saldırdıkları daha net anlaşılabilir. Rojava’nın anayasası olan Toplumsal Sözleşme’nin girişinde şöyle deniyor; Din, dil, ırk, inanç, mezhep ve cinsiyet ayrımının olmadığı, eşit ve ekolojik bir toplumda adalet, özgürlük ve demokrasinin tesisi için, … kadın haklarına saygı ve çocuk ile kadınların haklarının kökleşmesi için; savunma, özsavunma, inançlara özgürlük ve saygı için Kürtler, Araplar, Süryaniler (Asuri ve Arami), Türkmenler ve Çeçenler olarak bu sözleşmeyi kabul ediyoruz.” Rojava’nın sadece anayasasında değil pratiğinde de kadınlar çok önemli bir yer tutuyor. Yönetimde eşbaşkanlık sistemi var, ayrıca kadınlar için hükümet ve diğer kurumlarda yüzde 40 temsil garantisi bulunuyor. Kadınların tüm sorunları Mala Jin yani Kadın evi adı verilen merkezlerde, bizzat kadınlar tarafından görüşülüp çözümleniyor. Kadına yönelik şiddete karşı kadınlar arasında çok güçlü bir kadın dayanışması yaşanıyor. Silah eğitimi alan kadınlar erkeklerle birlikte cephede IŞİD’e karşı ve cephe gerisinde asayişin sağlanmasında çok temel görevler üstleniyorlar. Rojavalı kadınlar, sadece kendileri için değil tüm dünyadaki kadınların özgürleşmesi ve kadın kimliğinin kabul edilmesi için onurlu ve tarihi bir mücadele veriyorlar. İşte bu yüzden, kontrolünü ele geçirdiği şehirlerde ilk iş kadınların  tamamen örtünmesini ve evlerinden çıkmamasını fetva veren tecavüzcü, barbar IŞİD çeteleri Rojava’da yaşanan bu özgürlük ve demokrasi ortamını boğmak için tüm güçleriyle Kobane’ye saldırıyor. Kobane halkıyla dayanışmak, mücadelelerine sahip çıkmak, IŞİD’in tüm dünyanın gözü önünde Kobane halkını katletmesine karşı ses çıkarmak gerekiyor.

Biz İMECE’li kadınlar olarak IŞİD’in saldırılarına ve Kobane halkına karşı yürüttüğü katliam girişimine seyirci kalmayacağız. İşte tam da bu yüzden biz İmece’li kadınlar Kobane’de direnen halklarla ve Kobane’de direnen kadınlarla dayanışmak için Barış için Kadın Girişimi’nin çağrısıyla ”Bayram böyle olmaz” diyerek 3 Ekim’de Kobane’nin sınırı Urfa Suruç’a gittik ve savaşın kadınlar için ne anlama geldiğini de çıplak gözle gördük. Savaş kadın katliamıdır. Bundan sonra da kadınlar olarak savaşa karşı durmaya, Kobane’de direnen kadınlarla dayanışmaya devam edeceğiz.

Biji berxwedana Kobane –  Yaşasın Kobane Direnişi
Biji yekitiya jinan – Yaşasın Kadın Dayanışması

 

İmece Ev İşçileri Sendikası

09/10/2014

 

10 günden az – 10 günden çok çalışma ayrımı olmaksızın BÜTÜN EV İŞÇİLERİNE SOSYAL GÜVENCE VE KOLAY SİGORTA İSTİYORUZ!

Açıklamalarımız, Ev İşçileri için İnsana Yakışır İş

Torba yasa geçtiğimiz hafta mecliste kabul edildi. Biz İmece Ev İşçileri Sendikası olarak daha önce yaptığımız açıklamalarda bu yasanın ev işçileri için bir kölelik yasası olduğunu defalarca ifade etmiştik. Yineliyoruz. Bu yasa ev işçilerine kölelikten başka bir şey getirmeyecektir. Bu yasa yalnızca haklarımızı gasp etmekle kalmamakta aynı zamanda ev işçileri olarak emeğimizin  hor görüldüğünü, aşağılandığını da ortaya koymaktadır. Bu yasayı hazırlayanlar ve onaylayanlar nazarında ev işçilerinin insani çalışma koşullarında çalışma hakları olmayan, toz bezi olarak görülen birer külkedisi olarak tahayyül edildiği tescil etmiştir.

Torba yasanın ev işçilerinin sosyal haklarını düzenleyen maddeleri tüm mevzuata aykırılık teşkil etmekte ve ayrımcılık yaratmaktadır.  10 günden az çalışma düzenlemesi Anayasaya, 5510 sayılı kanuna, ILO 189 sözleşmesine ve diğer uluslararası sözleşmelere aykırıdır. Tüm diğer işçiler gibi 10 günden az çalışan ev işçisi de işçidir. Sigorta hakkımız çalıştığımız gün sayısına bakılmaksızın güvence altına alınmalıdır. Çıkarılan yasa ev işçilerine çifte standart getirilmiştir. İşçiler arsında ikilik yaratılmış ve ev işçisi kadınlara “siz diğer işçilerle eşit değilsiniz” denmiştir.

Sosyal Sigortalar Kanununa göre bir işçi 1 gün bile çalışsa sosyal güvenlik haklarına sahip olurken, torba yasa ile ev işçileri için 10 günden az – 10 günden fazla çalışan ayrımına gidilmektedir.  10 günden az süreyle ev işçisi çalıştıran işverenler sadece iş kazası ve meslek hastalığı primi ödeyecektir, hastalık ve yaşlılık primlerini ödemeyecektir. Ev işçisi bu sigorta ile sağlık hizmetlerinden ve emeklilik hakkından yararlanamayacaktır. İşçi, eğer isterse kendi primlerini kendisi yatıracaktır. Fakat ev işçilerinin çalışma koşulları, işin düzensizliği ve ücretlerin düşüklüğü düşünüldüğünde hiçbir ev işçisinin kendi sigorta primini yatıramayacağı açıktır. Sağlık hakkı ve emeklilik hakkı tanımayan bir sigortalılık hiçbir güvence sağlamamaktadır.  Sağlık hakkı ve emeklilik hakkı tüm işçilerle birlikte ev işçilerinin de hakkıdır ve ev işçileri bu haklardan mahrum bırakılamaz.

Ev hizmetlerinde çalışanlara köle muamelesi yapılması, ayrımcılığın yasalaştırılarak alenen uygulamaya konması esef vericidir. İMECE Ev İşçileri Sendikası olarak Çalışma Bakanlığını ve yasa koyucuları;  gelenekçi, muhafazakar bakış açısına dayanarak yağmalanan kadın emeğinin değerini tanımaya çağırıyoruz. Kadın emeğinin  toplumdaki görünmezliğini pekiştirici yasaları ve yeniden üretimin yükünü bedavaya getirmeye göz diken anlayışı kınıyoruz.

Torba yasada “ev işçilerine müjde” adı altında getirilen yasal değişiklikler, hak değil ev işçileri için kölelik düzenlemesidir! Ev işçilerinin iş yasasına, iş güvenliği yasasına alınması ve diğer işçilerle yasalar karşısında eşit haklara sahip olması için  Çalışma Bakanlığını bir kez daha göreve çağırıyoruz. Bizler İMECE Ev İşçileri Sendikası olarak bu yasanın iptali  için Anayasa Mahkemesine başvuracağız ve mücadele edeceğiz.

Ev İşçileri ve Tüm İşçiler için İnsana Yakışır İş İstiyoruz!

Zenginler, muktedirler, patronlar için cennete; biz emeğiyle çalışanlar içinse cehenneme dönüşmüş bu vahşi sömürü düzeninin açtığı yaralarımız hala çok taze. Soma’da, Mecidiyeköy’de, Şırnak’ta ve işçi katliamlarının yaşandığı her yerde kaybettiğimiz işçilerin acısı yüreğimizi yakıyor. Taşerona, iş cinayetlerine çözüm getirme iddialarıyla sunulan bu torba yasa da işçilerin haklarını gasp etmek ve bu sömürü düzeninin sürmesini sağlamaktan başka bir işe yaramıyor. İş cinayetleri  hepimizi büyük üzüntülere sevk ediyor. Yaşanan işçi katliamlarından   büyük acı duyuyor, isyan ediyoruz. Biz ev işçileri olarak  sadece kendimiz için değil, bütün işçiler emekçiler için sömürüsüz, sağlıklı ve güvenli bir çalışma hayatı talep ediyoruz.

10 günden az – 10 günden fazla çalışma ayırımına hayır!

Ev işçilerine ve tüm işçilere insana yakışır iş istiyoruz!

ILO 167 İnşaatlarda Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesi imzalansın!

ILO 176 Madenlerde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesi imzalansın!

ILO 189 Ev İşçilerine İnsana Yakışır İş Sözleşmesi imzalansın!

İmece Ev İşçileri Sendikası

16.09.2014

Ayten Kargın’ın ev işverenleri ile SGK aleyhine açtığı hizmet tespit davasının ikinci duruşması 20. İş Mahkemesinde görüldü

Açıklamalarımız, Basında Ev İşçileri, Ev İşçileri Ne İstiyor, Sendikadan Haberler, Videolar


 

13 yıl boyunca aynı evde ev işçiliği yapmış ancak bir gün dahi sigortası yapılmamış olan Ayten Kargın’ın sigortasız çalıştığı yılların ve hiçbir iş güvenliği tedbiri olmadığı için bozulan sağlığının hesabını sormak üzere açtığı iş tespit davasının ikinci duruşması Kartal’daki İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görüldü. Duruşmada taraflarının tanıkları dinlendi. Tanıkların verdikleri ifadeler ile Ayten Kargın’ın iş tespiti yapılmış oldu. Bir sonraki duruşma, davalı tarafın tanığının dinlenmesi ve site yönetiminden istenen müzekkerenin beklenmesi için 18 Kasım 2014’e (Saat 10:15) ertelendi.

Duruşmanın ardından bir basın açıklaması düzenlendi. Açıklamaya taşeron olarak çalışan ve 3 aydır maaşlarını alamadıkları için 4 gündür grevde olan adliye işçileri ve Petrol-İş’ten Necla Akgökçe de destek verdi. Açıklamanın ardından söz alan Ayten Kargın, kendisini destekleyen herkese teşekkür etti ve mücadelesini sürdüreceğini söyledi.

Basın Açıklamasından görüntüler için lütfen tıklayın:

Ayten Kargın Kimdir?

Ayten Kargın bir ev işçisi ve aynı zamanda İmece Ev İşçileri Sendikası genel başkanı. 2003’de ev işverenlerine ait ev işyerinde ev işçisi olarak çalışmaya başlamıştı. Ayten, hiçbir sigortası olmadan çalıştığı 13 yıl içerisinde birçok meslek hastalığına yakalandı. Dizinde aşınmalar oldu. Ayten davasını açtığı 2014 tarihinde halen çalışıyordu. Dava dilekçesinin işverenine ulaşmasının hemen ardından ise işine son verildi. Sigortasının yapılması talebiyle başlayan mücadelesi onu sendika başkanlığına kadar götürdü. Hakkını aramak üzere İmece Kadın Dayanışma Derneğine başvuran Ayten, sigorta davasını açtı ve aynı zamanda İmece Ev İşçileri Sendikası’nın da kuruluş çalışmalarında görev aldı ve 15 Haziran 2014’te yapılan sendika genel kurulunda sendikanın genel başkanlığına seçildi.

Bu Dava Neden Önemli?

Bu dava yıllarca sigortasız çalışan on binlerce ev işçisinin aklından ve yüreğinden geçen emekli olma hayalinin somutlanmış halidir. Bu sebeple kazanılacak her gün, ev işçilerinin var olma mücadelesinde kazanılmış bir gündür. Böyle davaların çoğalması, ev hizmetlerinin İş kanunu kapsamına alınmasını, sigortalamanın kolaylaştırılmasını ve ev işçilerinin de emekli olabilmesini sağlamak için çok önemli bir mücadele alanı olacaktır. Bu dava, 13 yıllık kaybolan hakları için iş tespit davası açarak hukuk mücadelesi başlatan Ayten Kargın şahsında tüm ev işçilerinin geçmişe yönelik sigorta haklarını kazanmaları için bir umut ışığı olacaktır.

İmece Ev İşçileri Sendikası olarak tüm ev işçilerinin geçmiş çalışma sürelerinin görmezlikten gelinmemesi, üstünün örtülmemesi için mücadele yürütüyoruz ve yasal eksikliklerin bedelinin ev işçilerine ödetilmesine karşı çıkıyoruz. Torba Yasa Tasarısında ev işçilerinin sosyal güvenlik haklarını düzenleyen maddelerine karşı eleştirilerimizi pek çok kereler dile getirdik. Torba yasada ev işçilerinin iş yasası ve iş güvenliği yasası kapsamına alınması konusunda hiçbir gelişme yok, 10 günden az çalışan ev işçilerinin sigorta hakkı da gasp ediliyor ve bir milyonu aşkın ev işçisinin yıllardır  güvencesiz, sigortasız çalıştırılmalarına dair kaybedilen hakları telafi edici hiçbir çözüm de getirilmiyor. Bu nedenle torba yasanın ev işçilerinin talepleri doğrultusunda düzenlenmesini talep ediyoruz ve bu doğrultuda http://www.change.org’da bir imza kampanyası başlattık.

İmece Ev İşçileri Sendikası

4/9/2014

ayten kargın dava 4_küçükayten kargın dava1_küçük

Torba Yasanın Düzeltilmesi için Kampanya Başlattık

Açıklamalarımız, Duyurular, Ev İşçileri için İnsana Yakışır İş, Ev İşçileri Ne İstiyor, Sendikadan Haberler

BqKqvdaIIAA5mE9

İmece Ev İşçileri Sendikası olarak torba yasa tasarısındaki ev işçileri ile ilgili maddelerin ev işçilerinin talepleri doğrultusunda düzenlenmesi için bir imza kampanyası başlattık. 41 kadın ve emek örgütünün de desteklediği kampanyaya imza vermek için lütfen aşağıdaki  linki tıklayın

https://www.change.org/p/tbmm-ba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1-torba-yasa-tasar%C4%B1s%C4%B1ndaki-ev-i%C5%9F%C3%A7ileri-ile-ilgili-maddeler-ev-i%C5%9F%C3%A7ilerinin-talepleri-do%C4%9Frultusunda-d%C3%BCzenlensin