15 Mart Pazar günü sendikamızın avukatının da katılımıyla ev işçilerinin sigorta ve emeklilik haklarıyla ilgili bilgilendirme toplantısı düzenliyoruz. Tüm ev işçileri davetlidir.

Duyurular, Ev İşçileri için İnsana Yakışır İş, Ev İşçisi Nasıl Sigortalanır?, Sendikadan Haberler

ev işçileri bilgilendirme toplantısı1

Reklamlar

10 günden az – 10 günden çok çalışma ayrımı olmaksızın BÜTÜN EV İŞÇİLERİNE SOSYAL GÜVENCE VE KOLAY SİGORTA İSTİYORUZ!

Açıklamalarımız, Ev İşçileri için İnsana Yakışır İş

Torba yasa geçtiğimiz hafta mecliste kabul edildi. Biz İmece Ev İşçileri Sendikası olarak daha önce yaptığımız açıklamalarda bu yasanın ev işçileri için bir kölelik yasası olduğunu defalarca ifade etmiştik. Yineliyoruz. Bu yasa ev işçilerine kölelikten başka bir şey getirmeyecektir. Bu yasa yalnızca haklarımızı gasp etmekle kalmamakta aynı zamanda ev işçileri olarak emeğimizin  hor görüldüğünü, aşağılandığını da ortaya koymaktadır. Bu yasayı hazırlayanlar ve onaylayanlar nazarında ev işçilerinin insani çalışma koşullarında çalışma hakları olmayan, toz bezi olarak görülen birer külkedisi olarak tahayyül edildiği tescil etmiştir.

Torba yasanın ev işçilerinin sosyal haklarını düzenleyen maddeleri tüm mevzuata aykırılık teşkil etmekte ve ayrımcılık yaratmaktadır.  10 günden az çalışma düzenlemesi Anayasaya, 5510 sayılı kanuna, ILO 189 sözleşmesine ve diğer uluslararası sözleşmelere aykırıdır. Tüm diğer işçiler gibi 10 günden az çalışan ev işçisi de işçidir. Sigorta hakkımız çalıştığımız gün sayısına bakılmaksızın güvence altına alınmalıdır. Çıkarılan yasa ev işçilerine çifte standart getirilmiştir. İşçiler arsında ikilik yaratılmış ve ev işçisi kadınlara “siz diğer işçilerle eşit değilsiniz” denmiştir.

Sosyal Sigortalar Kanununa göre bir işçi 1 gün bile çalışsa sosyal güvenlik haklarına sahip olurken, torba yasa ile ev işçileri için 10 günden az – 10 günden fazla çalışan ayrımına gidilmektedir.  10 günden az süreyle ev işçisi çalıştıran işverenler sadece iş kazası ve meslek hastalığı primi ödeyecektir, hastalık ve yaşlılık primlerini ödemeyecektir. Ev işçisi bu sigorta ile sağlık hizmetlerinden ve emeklilik hakkından yararlanamayacaktır. İşçi, eğer isterse kendi primlerini kendisi yatıracaktır. Fakat ev işçilerinin çalışma koşulları, işin düzensizliği ve ücretlerin düşüklüğü düşünüldüğünde hiçbir ev işçisinin kendi sigorta primini yatıramayacağı açıktır. Sağlık hakkı ve emeklilik hakkı tanımayan bir sigortalılık hiçbir güvence sağlamamaktadır.  Sağlık hakkı ve emeklilik hakkı tüm işçilerle birlikte ev işçilerinin de hakkıdır ve ev işçileri bu haklardan mahrum bırakılamaz.

Ev hizmetlerinde çalışanlara köle muamelesi yapılması, ayrımcılığın yasalaştırılarak alenen uygulamaya konması esef vericidir. İMECE Ev İşçileri Sendikası olarak Çalışma Bakanlığını ve yasa koyucuları;  gelenekçi, muhafazakar bakış açısına dayanarak yağmalanan kadın emeğinin değerini tanımaya çağırıyoruz. Kadın emeğinin  toplumdaki görünmezliğini pekiştirici yasaları ve yeniden üretimin yükünü bedavaya getirmeye göz diken anlayışı kınıyoruz.

Torba yasada “ev işçilerine müjde” adı altında getirilen yasal değişiklikler, hak değil ev işçileri için kölelik düzenlemesidir! Ev işçilerinin iş yasasına, iş güvenliği yasasına alınması ve diğer işçilerle yasalar karşısında eşit haklara sahip olması için  Çalışma Bakanlığını bir kez daha göreve çağırıyoruz. Bizler İMECE Ev İşçileri Sendikası olarak bu yasanın iptali  için Anayasa Mahkemesine başvuracağız ve mücadele edeceğiz.

Ev İşçileri ve Tüm İşçiler için İnsana Yakışır İş İstiyoruz!

Zenginler, muktedirler, patronlar için cennete; biz emeğiyle çalışanlar içinse cehenneme dönüşmüş bu vahşi sömürü düzeninin açtığı yaralarımız hala çok taze. Soma’da, Mecidiyeköy’de, Şırnak’ta ve işçi katliamlarının yaşandığı her yerde kaybettiğimiz işçilerin acısı yüreğimizi yakıyor. Taşerona, iş cinayetlerine çözüm getirme iddialarıyla sunulan bu torba yasa da işçilerin haklarını gasp etmek ve bu sömürü düzeninin sürmesini sağlamaktan başka bir işe yaramıyor. İş cinayetleri  hepimizi büyük üzüntülere sevk ediyor. Yaşanan işçi katliamlarından   büyük acı duyuyor, isyan ediyoruz. Biz ev işçileri olarak  sadece kendimiz için değil, bütün işçiler emekçiler için sömürüsüz, sağlıklı ve güvenli bir çalışma hayatı talep ediyoruz.

10 günden az – 10 günden fazla çalışma ayırımına hayır!

Ev işçilerine ve tüm işçilere insana yakışır iş istiyoruz!

ILO 167 İnşaatlarda Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesi imzalansın!

ILO 176 Madenlerde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesi imzalansın!

ILO 189 Ev İşçilerine İnsana Yakışır İş Sözleşmesi imzalansın!

İmece Ev İşçileri Sendikası

16.09.2014

Torba Yasanın Düzeltilmesi için Kampanya Başlattık

Açıklamalarımız, Duyurular, Ev İşçileri için İnsana Yakışır İş, Ev İşçileri Ne İstiyor, Sendikadan Haberler

BqKqvdaIIAA5mE9

İmece Ev İşçileri Sendikası olarak torba yasa tasarısındaki ev işçileri ile ilgili maddelerin ev işçilerinin talepleri doğrultusunda düzenlenmesi için bir imza kampanyası başlattık. 41 kadın ve emek örgütünün de desteklediği kampanyaya imza vermek için lütfen aşağıdaki  linki tıklayın

https://www.change.org/p/tbmm-ba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1-torba-yasa-tasar%C4%B1s%C4%B1ndaki-ev-i%C5%9F%C3%A7ileri-ile-ilgili-maddeler-ev-i%C5%9F%C3%A7ilerinin-talepleri-do%C4%9Frultusunda-d%C3%BCzenlensin

2012 yılında AKP’nin düzenlediği “Ev Hizmetlerinde Çalışan Kadın Çalıştayı”nda ve 2013 yılında ILO tarafından düzenlenen “Ev İşçileri için İnsana Yakışır İş Çalıştayı”nda İmece Kadın Sendikası olarak sunduğumuz raporun metnidir.

Ev İşçileri için İnsana Yakışır İş

        31.05.2012

Ev İşi İş, Ev İşçisi İşçidir

Artan kentleşmeyle beraber, kamusal hizmetlerin kısılması, sosyal devlet uygulamalarının gerilemesi ev hizmetleri alanında ev işçisi istihdamını büyütmektedir. ILO verilerine göre dünyada 50 milyonla yüz milyon arasında ev işçisi bulunmaktadır.

Resmi bir istatistik bulunmayışı kesin bir bilgiye sahip olmamamızı getiriyor. Ancak kaba bir hesapla dahi yüz binlerce ücretli ev işçisi bulunduğunu tahmin etmek zor değildir.

Bu kadar büyük sayıda istihdamın gerçekleştiği ev hizmetleri alanının 4857 sayılı iş kanunun dışında tutulması son derece yakıcı sorunlar doğurmaktadır.

1979 yılına kadar konut kapıcıları da iş yasası kapsamı dışında tutulmaktaydı. Ancak bu tarihteki iş yasasına  ek bir madde konarak konut kapıcıları  iş yasası kapsamına alınmış,özgün çalışma koşullarına göre  tüzük ve yönetmelik düzenlenerek sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınabilmiştir. Ev hizmetlerinin iş yasasında tanımlanması için de benzer formüller geliştirilebileceği düşünmekteyiz.

TANIM:

Ev İşi Nedir, Ev İşçisi Kimdir?

Ev işi nedir?

Ev işi, evin belirli bir üyesi veya tüm aile fertleri için evde veya aile fertleri için icra edilen her tür iştir.

Bu işler arasında, çocuk, hasta ve özürlü bakımı, ev temizliği, yemek yapma, ütü yapma, çamaşır yıkama, bahçe bakımı, evin güvenliğini sağlama ve ailenin  şoförlüğünü yapma gibi çok çeşitli işler yer alır.

Ev işçisi kimdir?

Ev işçisi, istihdam ilişkisi içinde ev işlerini yapan kişidir. Buna göre ev işçisi tanımı, yarı zamanlı (part-time) ev işleri yapan; bir veya birden fazla işveren için çalışan; ülke vatandaşı olan veya olmayan; evde yaşayan veya yaşmayan ev işçilerini kapsar.

Ev işçisinin işvereni ev işinin sağlanacağı aile fertlerinin tümüdür.

Ev İşçilerinin çalışma kural ve esaslarının belirlenmesinde 4857 sayılı kanun bütün hükümleri geçerli olmalıdır.

 

 

İŞ YASASI  ve EV İŞÇİLERİ

Mevcut durumumuz

4857 sayılı iş kanunun 4.maddesinin (e) fıkrasında, ev hizmetlerinde çalışanları kapsam dışında bırakıldığı yazmaktadır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, sigortalı sayılmayanlar başlıklı paragrafın 6/C bendi (değişik:17.4.2008–5754/4. mad.) ev hizmetlerinde çalışanlar (ücretle ve sürekli olarak çalışanlar hariç) ibaresi yer almaktadır. Yine aynı madde “sürekli” çalışanlarında istisnasını belirlemiş ve “ev hizmetlerinde hizmet akdi ile sürekli çalışmasına rağmen, haftalık çalışma sürelerinin 4857 sayılı İş Kanununda belirtilen sürelerden az olması nedeniyle, aylık kazançları prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından az olanlar,” demek suretiyle maddenin uygulanabilirliğinin de yolunu kapatmıştır

Ancak “sürekli” çalışan ev işçilerinin SSK’lılık durumlarına bakıldığında uygulamadaki zorluklar nedeniyle istisnalar dışında kalan binlerce ev işçisi kayıt dışında kalmaktadır. Ya da ev işçisi olarak değil, ev iş vereninin işletmelerinde çalışıyor gösterilmektedir. Bu durum da mevcut sınırlı çerçevede tanınan hakkın da kullanılabilir olmadığını göstermektedir.

4857 sayılı iş yasasında ve 5510 sayılı yasada yapılacak esaslı değişikliklerle  ev işçileri işçi ve sigortalı sayılmayanlar başlığından çıkarılması ve alana özel yasal düzenlemenin yapılması zorunludur

Sorular, sorunlar , öneriler:

  1. Gündeliğe giden ev işçileri birden çok iş veren aileye ya da kişiye hizmet sunmaktadır. Bu da “iş vereninin belirsiz” olduğu, bu nedenle “formül bulmanın zor” olduğu gibi çekinceleri gündeme getirmektedir. Ancak bu soruna çok basit ve uygulamada pratik bir çözüm üretilmesi mümkündür.

Örnek1. Sigorta sisteminin uygulanması bakımından devlet işveren işbirliği sorunun çözümü için gerekli olacaktır. Uzun süredir yerleştirilmeye çalışılan UYAP ve e- devlet  uygulamaları yeterli imkanı sunmaktadır. Ev hizmetlerinin sosyal güvenlik düzenlemeleri için uygun hale getirilebilir. (İmece Kadın Sendikasının önerisidir)

Örnek2. Fransa örneğinde olduğu gibi gündelikçi ev işçilerine ücret çeki uygulanması yoluyla işçiler  sosyal güvence kapsamına alınabilir. Faransa’da ev işçisine gazete bayiinden ya da marketten kolayca ulaşılabilecek ücret çekleri ile ödeme yapılmaktadır. Bankalarda çek bozdurulurken işçi kayıta da alınmış olmakta, sigorta primleri kesilmektedir.

2– İş kazaları  ücretsiz ev işçileri (ev kadınları) ve ev işçileri arasında sıkça yaşanmaktadır. Ancak çoğu zaman ev işçilerinin “camdan düşerek ölümü” bir şekilde ev işçisi olarak kaydedilmemektedir. Antalya’da 4. kattan düşerek ağır yaralanan Minire İnal örneğinde olduğu gibi ev işçileri iş vereniyle duygusal (sanal bir akrabalık  ilişkisi) kurabilmekte ev işverenlerini  koruyucu davranabilmektedirler… Y a da iş kazası iş verenler tarafından örtbas edilebiliyor.

Üstelik ev işçilerinin geçirdiği iş kazaları ile ilgili bir kayıt sistemi de yoktur. Bu nedenle  iş kazalarının  sayısı tam olarak belirlenememektedir. Ancak basına yansıyan  kadarıyla bilgi toplanabilmektedir.

İş kazaları özellikle yüksekte çalışma kurallarına uymamak kaynaklı önlenebilir kazalardır. Ancak ev işçilerinin iş yasası dışında bırakılması bu duruma çözüm üretilmemesini getirmektedir. Bu nedenle ev işçilerinin yaşadığı  kazalar kaza değil iş cinayetidir.

3- Ev işçilerinde yaygın bir şekilde karşılaşılan meslek hastalıkları;   menüsküs, bel ve boyun fıtığı, astım, kas yırtılmaları,  strese bağlı hastalıklar vb. hastalıklardır. Meslek hastalıkları  iş sağlığı ve güvenliği önlemleri alınmaması nedeniyle önlenememektedir.

4-Evin özel alan olması gerekçe gösterilerek ev işçilerinin iş müfettişlerince denetiminin mümkün olmadığı yönünde bir düşünce   yaygın bir şekilde ifade edilmektedir.

Kanımızca bu durum yönetmeliklerle düzenlenebilecek bir  mevzu olarak ele alınmalıdır. Halen mevcut işyerlerinde iş müfettişleri tarafından bir çok konuda “çağrı” usulü ile denetim yapılmakta ve çağrıya uymayarak denetime gelmeyen işverenlere ciddi cezalar kesilmektedir. Bu cezalar bir çok konuda caydırıcı nitelik taşıyabilmektedir. Sadece bu yöntemin kullanılması bile ev işverenlerinin  denetlenebilmesinde önemli derecede etki yaratabilecek niteliktedir. Alana özel başkaca bir çok yöntemde belirlenebilir. Belirlenmelidir.

Somut  Öneriler:

1- 4857 sayılı kanunun 4. maddesinin e bendindeki istisna hükmü  kaldırılmalıdır.

Buna dayanarak 5510 saylı kanundaki sigortalı sayılmayanlar maddesi revize edilmelidir.

2-Konut kapıcılarında olduğu gibi; ev hizmetlerinde çalışanların çalışma koşullarını düzenleyen ayrı bir yönetmelik ve tüzük çıkarılmalıdır.

3-İş sağlığı ve iş güvenliği yasasında ev hizmetlerinin özgün koşulları gözetilerek çelişen maddeler (özel alanın denetimi) istisna tutulabilir. Şöyle ki; ev hizmetleri ile ilgili esaslar ayrı bir yönetmeliğe tabi olabilir.

Ev iş yerlerinin denetlenmesi başlığıyla ayrıca düzenlenmesi,

Denetleme usulleri farklı ele alınarak, örneğin iş müfettişlerinin denetimine dair yasada ev iş verenlerinin beyanının esas alınması ve ev iş verenlerinin  beyanname vermesi yükümlülüğü getirilmesi sağlanabilir.

Halihazırda 5510 sayılı yasaya göre işçi sayılan ev işçilerinin iş sağlığı ve iş güvenliği yasasında kapsanma zorlukları ortadadır. Bu nedenle somut bazı düzenlemelere ihtiyaç bulunduğu açıktır. Öneriler bu ihtiyacı karşılamaya dönük çabalar olmakla birlikte, çözüm gücü olmasa da mevcut sıkıntıları iyileştirmeye dönüktür. Bu önerileri destekleyici şu düzenlemelere de ihtiyaç bulunmaktadır:

Ev İşyerleri  (konutlar)    Yapı Denetimi Uygulama Usul Ve Esasları Yönetmeliği ve ilgili mevzuatta; konut pencere ve yüksekte çalışmayı gerekli kılacak balkon kapılarının içeri doğru açılmasının zorunlu tutulması uygun olacaktır.

Ev İşçilerinin iş sağlığı ve güvenliği eğitimi sendikalar tarafından verilebilir.

5-Sigorta sisteminin uygulanması bakımından devlet işveren işbirliği sorunun çözümü için gerekli olacaktır. Uzun süredir yerleştirilmeye çalışılan UYAP ve e- devlet  uygulamaları yeterli imkanı sunmaktadır. Ev hizmetlerinin sosyal güvenlik düzenlemeleri için uygun hale getirilebilir.

6-Sistem oturuncaya kadar en az 5 yıl boyunca ev işçilerinin sigorta primleri devlet tarafından genel bütçeden karşılanmalıdır.

İş verenlere benzer teşvikler daha evvel defalarca sağlanmıştır. En son 2009 yılının Ağustos ayında başlatılan “5921 Sayılı Kanunu İle Ek İstihdama Sağlanan Sigorta Teşviki” başlıklı düzenleme halen yürürlüktedir .

7- Ücretsiz ev işçileri (ev kadınları) topluma değer üretmektedirler. Anayasada bu değerin tanındığı ifade edilmeli, ev kadınlarına sosyal hakları verilmelidir.

8- Fatıma Aldal davası örnek bir davadır. 20 yıl ev hizmetinde çalışmış bir ev işçisinin çalıştığı iş yerinde cam silerken düşüp yaşamını yitirmesi sıradan bir kaza değildir. Yüzde yüz önlenebilir bir kazada yaşamını yitirmiştir. Bu nedenle bu bir iş cinayetidir!

Fatıma Adal’a Adalet nasıl sağlanacak?
İş güvenliği önlemleri alınmaksızın işçilerin çalıştırılması en genel anlamda tüm işçilerin canına “kast” etmektir. Bu yüzden iş kazalarını iş cinayeti olarak tanımlamak zorunda kalıyoruz. İş güvenliği önlemleri alınmadan yaşanan her kaza iş cinayetidir ve her eylem bu yüzden “taksirle adam öldürme” değil “kasten adam öldürme” suçunun niteliklerini taşımaktadır. Ceza hukukçularının da bu konuda değerlendirmeleri alınarak “iş cinayetleri sanıklarının taksirle adam öldürme değil kasten adam öldürme suçundan yargılanmalarının sağlanması” için meclise yasa teklifi yapılması zorunludur. En son Erzurum’da suda donarak ve boğularak ölen TEDAŞ işçilerinin katilleri 1 ay tutuklu kalmadan tahliye edildiler. Hangi ihmal işçilerin-insanların canını bu kadar hızlı alabiliyor.. işçileri “güzel-güzel!!!” öldürebiliyor. ?

9- Ev işçileri “özel istihdam bürolarının kiralık işçi büroları marifetiyle de iş bulabilmektedir. Ancak bu yöntem ev işçisininsin güvenceli çalışmayı getirmediği gibi daha da köleleştiriyor.

Bu ofislerin gönderdiği iş yeri olan evlerde ev işçileri cinsel ve fiziksel şiddet riski ile daha fazla yüz yüze olmaktadır.   Genel olarak ev işçilerinin güvencesiz, kayıtsız çalışmaya mahkum etmek taciz, tecavüz ve mobbing ile baş başa bırakmak anlamına gelmektedir.

10- Ev hizmetlerinin mesleki standartları bulunmamaktadır.  Mesleğin net bir tanımı ve  hizmetlerin sınıflandırılmasına ihtiyaç vardır. “Ev işçileri hangi hizmetleri, ne kadar sürede gerçekleştirebilir? “, “Neler angarya, neler iştir? ” ,”İş yapılırken uygun teknikler nelerdir..? “gibi soruların net olması gerekir. Konut kapıcıları ile ilgili yukarıda yapılan açıklama bu ihtiyacı da gözler önüne sermektedir.

Bu standartlar çerçevesinde ev işçileri mesleki kalifikasyon veren kurslar yerel yönetimler tarafından ve ev  işçilerinin mesleki örgütleri ve kadın örgütler tarafından ücretsiz olarak  sunulabilmelidir.

11- Ev hizmetleri alanındaki  çalışan işçi sayısı, iş kazaları, meslek hastalıkları vb. çalışma durumunun tespiti için istatistik düzenlenmesine ihtiyaç vardır. TUİK tarafından gerçekleştirilmesi sendikamız tarafından önerilmektedir.

İŞ YASASINSDA KONUT KAPICILARI

Konut kapıcılarının 1971 tarihli 1475 sayılı iş yasasında madde 5 de istisna sayılması ayıbı 1979 yılında 3184 sayılı yasa ile eklenen ek madde 1 ile giderilmiştir. Aşağıda metin vardır. Benzer yöntemle ev işçileri de 4857 sayılı yasanın 4. Maddesindeki istisnalar başlığından çıkarılmalı ve aşağıdaki gibi tanımlamaları yapılmalıdır

EK MADDE 1 — (22.2.1979 gün ve 3184 sayılı Kanunla eklenmiştir.) (*) Bu Kanun’un 5’inci maddesinin (e) fıkrasında sözü geçen kaloriferli konut kapıcıları ile çalışmasını ayni işverene veya aynı konuta hasreden konut kapıcılarının işvereni konutun maliki veya ortaklarıdır.

Konut yöneticisi işveren vekili olup, mali sorumluluklar işverene ait olmak üzere, yargı uyuşmazlıklarında ve bu Kanun’un uygulanması bakımından işverenin temsilcisidir.
Kapıcı konutları için kira istenemez.

Kapıcının hizmetlerinin kapsam ve niteliği ile günlük çalışma sürelerinin, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri, yıllık ücretli izin hakları ve kapıcı konutları ile ilgili hususların düzenlenmesinde uygulanacak değişik şekil ve esaslar bu Kanun’da tanınan haklar saklı tutularak Çalışma Bakanlığı’nca çıkarılacak bir tüzükte belirtilir.

(*) İş Kanununa çeşitli kanunlarla eklenen ek ve geçici maddeler, 1.2.1989 tarih ve 3520 sayılı Kanunla yapılan numaralandırmaya uygun şekilde yeniden sıralanmıştır.

(1) Ev işi, ev işçisi ve ev işçisinin iş vereni  tanımlarında ILO’nun  189 no.’lu sözleşmesinden yararlanılmıştır.

 

2011 yılında İmece Kadın Sendikası tarafından düzenlenen “Ev İşçilerine İnsanca İş” imza kampanyası metnidir.

Ev İşçileri için İnsana Yakışır İş

İMZA KAMPANYASI:

 

“EV İŞÇİLERİNE İNSANCA İŞ”

 

Biz kadınlar; ILO”NUN (Uluslararası Çalışma Örgütü) 189 No.lu “Ev İşçilerine İnsanca İş” sözleşmesinin hükümet tarafından süratle onaylanarak, iç hukukun sözleşme ile uyumlu hale getirilmesini ve;

1-Ev hizmetlerinin iş yasası kapsamına alınmasını,

2-Gündelikçi veya aylıkçı çalışan tüm ev işçilerinin sosyal güvenlik çatısı altına alınması için gerçekçi ve uygulanabilir yasal düzenleme yapılmasını,

3-İş kazası ve meslek hastalıkları yaşanmaması için ev işçilerinin iş yerlerinde, önleyici tedbirlerin zorunlu tutulmasını; işçi sağlığı ve güvenliği risklerinin ortadan kaldırılmasını,

4-Kaçak çalışan göçmen ev işçilerinin kölelik koşullarına son verilmesini, çalışma şartlarının iyileştirilmesini ve ülkeye giriş çıkışlarının kolaylaştırılmasını,

5-Evde karşılıksız emek sarf eden “ev kadınları” hiçbir hakka ve sosyal güvenceye sahip değildir. Ev kadınlarının emeğinin değeri kabul edilerek, kocaya ve babaya bağlı olmaksızın sosyal güvenceye ve emeklilik hakkına kavuşturulmasını,

6-Gündelikçi, bakıcı, aşçı gibi tüm ev hizmetlerinde çalışan kadınların sigorta primlerinin ENAZ 5 yıl boyunca genel bütçeden karşılanmasını,

7-Sigortası hiç yapılmamış kadınlara da doğum borçlanması imkânının tanınmasını

talep ediyoruz!..

Ayrıca; ev işlerinin kadın işi olarak görülmesinin ayrımcılık ve cinsiyetçilik olduğundan hareketle; kadın-erkek eşitliğini sağlayacak ve ev işlerinin cinsiyetçi yapısını değiştirmeyi olanaklı kılacak politikaların hayata geçirilmesini istiyoruz.