15 Mart Pazar günü sendikamızın avukatının da katılımıyla ev işçilerinin sigorta ve emeklilik haklarıyla ilgili bilgilendirme toplantısı düzenliyoruz. Tüm ev işçileri davetlidir.

Duyurular, Ev İşçileri için İnsana Yakışır İş, Ev İşçisi Nasıl Sigortalanır?, Sendikadan Haberler

ev işçileri bilgilendirme toplantısı1

Reklamlar

Rukiye Şimşek’e Adalet İstiyoruz!

Açıklamalarımız, Basında Ev İşçileri, Sendikadan Haberler

 

 

IMG-20141023-WA0001 20141023_102803 20141023_102754 20141023_102748 20141023_102745 20141023_102736 rukiye

Cam silerken düşerek hayatını kaybeden Rukiye Şimşek’in ölümünden sorumlu olan işverenlerinin yargılandığı ceza davasının ilk duruşması Kartal Adliyesi’nde görüldü.

Rukiye Şimşek’in ailesinin avukatı Sevgi Evren, Rukiye’nin ölümünün sorumlularının güvenlik tedbiri işveren sanık Merve Hanım ve kocası olduğunu, bu nedenle sanık sandalyesinde her ikisinin de yer alması gerektiğine ilişkin talebi ifade etti. Her iki sanığın da bundan sonraki duruşmalarda hazır bulunması karara bağlandı.

Duruşma sırasında ev işçilerinin hayatına ve can güvenliğine ne kadar önem verildiğini gözler önüne seren trajik diyaloglar da yaşandı. Kendisine “evinizde güvenlik tedbirleri alır mıydınız” sorusu sorulan sanık, “sabun kullandırmazdım çünkü sabun izine tahammülüm yok” şeklinde yanıt verdi.

Mahkeme heyeti gerekli soruşturmaların ve keşiflerin yapılması ve tanıkların dinlenmesi için duruşmayı 24 Şubat 2015 saat 10.05’e erteledi. İmece Ev İşçileri Sendikası davaya müdahil olma talebinde bulundu. Sendikanın talebi bir sonraki duruşmada karara bağlanacak.

Mahkemenin ardından İmece Ev İşçileri Sendikası bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Basın açıklamasını İmece Ev İşçileri Sendikası Genel Başkanı Ayten Kargın okudu. Açıklamaya Rukiye Şimşek’in ailesi ve sendika üyeleri de destek verdi.

“Artık Hayal Kurmuyoruz”

Rukiye Şimşek’in oğlu Emre de duruşmadan önce annesini bize şöyle anlatmıştı:

“Annemin mutlu ve kısa süren hayatı… Şimdi ben bu kağıda annemi anlatmaya çalışsam belki yetmez, belki de sayfalar sürer. Benim annem çok farklıydı. Kimseye bir zararı yoktu. Yüzünden hiçbir zaman gülücükler eksik olmazdı. Kimseye küsmez, kimsenin kalbini kırmaz ve hoşgörüsünü kimseden eksik etmezdi. Annem ev hayatında başarılı, mutlu ve güleryüzlü bir ev hanımı idi. Annem, ailemizi çok severdi. Hayatımda gördüğüm en fedakar anne benim annemdi. Ailesiyle mutlu bir hayat süren vakit geçiren sevdikleri için hayaller kuran biriydi. Komşu ilişkilerinde herkes tarafından sevilir ve sayılırdı. Hayalinde hep ev sahibi olmak vardı. Bu hayalini gerçekleştirmek için işe başladı. İş hayatında başarılı ve kendini sevdiren biriydi. Sırf benim ve ablamın okuması için çalışıp çabalardı. Biz de ona layık birer evlat olmak için okulumuzu başarılı bir şekilde devam etmeye çaba gösterirdik.

Annem bizi kimseye muhtaç etmedi.Çünkü o bir MELEKTİ..

 

Belki bu yazıyı okuyanlar benim çok abarttığımı zannedecekler ama ben içimden gelen en samimi duygularımla söylüyorum. Benim annem çok farklıydı. Annemle birlikte çok güzel hayaller kurardık. Hep torun sahibi olmak istiyordu. Ama bu hayalini gerçekleştiremeden hayata gözlerini yumdu. 13 Kasım 2013 tarihinde babama gelen acı bir haberle yıkıldık. Biz ise hayata küstük, artık hayal kurmuyoruz. ”

 

İmece Ev İşçileri Sendikası’nın duruşmadan sonra okuduğu basın açıklamasının metnini paylaşıyoruz:

 

Basına ve Kamuoyuna

 

Zenginler, muktedirler, patronlar için cennete; biz emeğiyle çalışanlar içinse cehenneme dönüşmüş bu vahşi sömürü düzeninin açtığı yaralarımız hala çok taze. Bu ülkede sürekli işçi cenazeleri kaldırılıyor. Soma’da, Mecidiyeköy’de, Esenyurt’ta, Davutpaşa’da, Tuzla’da, OSTİM’de, Karadon’da, Kozlu’da ve daha nice yerlerde iş cinayetlerinde hayatlarını kaybeden işçi arkadaşlarımızın cenazelerini kaldırıyoruz. Biz, adına kader dedikleri şeyin aslında vahşi kapitalizmin en gaddar yüzü olduğunu, iş cinayetlerinin asla kader olmadığını çok iyi biliyoruz. Ateş düştüğü yeri yakmıyor; o ateş hepimizi yakıyor.

 

Biz ev işçileri olarak  iş cinayetlerine hiç yabancı değiliz. Ne yazık ki ev işçiliği yaparken iş cinayetlerinde ölen kaç kişi olduğunu bile tam olarak bilemiyoruz çünkü bu konuda ne Çalışma Bakanlığı’nın ne de SGK’nın yaptığı herhangi bir çalışma bulunmuyor. Ama bildiklerimiz de var elbette; Gültekiye Özmen, Fatma Aldal, Pakize Akçam çalıştıkları evlerin camını silerken düşüp hayatlarını kaybettiler.

 

Rukiye Şimşek de bir emekçiydi, ev işçisi olarak çalışan bir arkadaşımızdı. 42 yaşındaydı. Emre ve Hatice’nin annesiydi. Banka kredisi ile aldıkları evin borcunu ödeyebilmek için çalışıyordu. 13 Kasım 2013 tarihinde Kadıköy Ali Nihat Tarlan Caddesindeki 7 numaralı apartman üçüncü katında çalıştığı dairenin camını silerken düşerek hayatını kaybetti. Geride iki çocuk ve bir eş bıraktı. Bugün burada Rukiye’nin ölümünün sorumluları aleyhinde açmış olduğumuz davanın ilk duruşması görüldü. Biz bu sürecin sonuna kadar, tüm sorumlular cezalandırılıncaya kadar bu davanın takipçisi olacağız.

 

Biz İmece Ev İşçileri Sendikası olarak bugüne kadar ev işçilerinin haklarını savunmak için her alanda mücadele verdik, bundan sonra da vereceğiz. Ev işçilerine müjde adı altında çıkarılan torba yasada 10 günden az çalışan ev işçilerine uygulanan ayrımcılığa hayır diyoruz. Ev işçilerinin özel istihdam büroları adı altında taşeron sistemine mahkum edilmesine karşı çıkıyoruz. İş yasasına alınmayı, sigortalanmamızın kolaylaştırılmasını ve sigortalanmamız için teşvik sağlanmasını istiyoruz. Tüm işçilerin güvenli ve insana yakışır koşullarda çalışmasının yasal güvence altına alınmasını istiyoruz. Ev İşçilerinin çalışma koşullarına ilişkin ILO 189 “Ev İşçileri için İnsana Yakışır İş” sözleşmesinin imzalanmasını talep ediyoruz.  Ağır sömürü koşulları ile karşı karşıya olan tüm ev işçileri yasal güvenceye alınıncaya, sağlık, sigorta ve örgütlenme hakkı kazanıncaya kadar yılmadan mücadelemizi sürdüreceğiz.

 

Rukiye Şimşek’e Adalet!

İş Cinayetleri Kader Değildir!

Cama Çıkma Cama Çıkarma!

Ev İşçilerine İnsana Yakışır İş!

 

İMECE EV İşçileri Sendikası

 

23.10.2014

 

 

Ayten Kargın’ın ev işverenleri ile SGK aleyhine açtığı hizmet tespit davasının ikinci duruşması 20. İş Mahkemesinde görüldü

Açıklamalarımız, Basında Ev İşçileri, Ev İşçileri Ne İstiyor, Sendikadan Haberler, Videolar


 

13 yıl boyunca aynı evde ev işçiliği yapmış ancak bir gün dahi sigortası yapılmamış olan Ayten Kargın’ın sigortasız çalıştığı yılların ve hiçbir iş güvenliği tedbiri olmadığı için bozulan sağlığının hesabını sormak üzere açtığı iş tespit davasının ikinci duruşması Kartal’daki İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görüldü. Duruşmada taraflarının tanıkları dinlendi. Tanıkların verdikleri ifadeler ile Ayten Kargın’ın iş tespiti yapılmış oldu. Bir sonraki duruşma, davalı tarafın tanığının dinlenmesi ve site yönetiminden istenen müzekkerenin beklenmesi için 18 Kasım 2014’e (Saat 10:15) ertelendi.

Duruşmanın ardından bir basın açıklaması düzenlendi. Açıklamaya taşeron olarak çalışan ve 3 aydır maaşlarını alamadıkları için 4 gündür grevde olan adliye işçileri ve Petrol-İş’ten Necla Akgökçe de destek verdi. Açıklamanın ardından söz alan Ayten Kargın, kendisini destekleyen herkese teşekkür etti ve mücadelesini sürdüreceğini söyledi.

Basın Açıklamasından görüntüler için lütfen tıklayın:

Ayten Kargın Kimdir?

Ayten Kargın bir ev işçisi ve aynı zamanda İmece Ev İşçileri Sendikası genel başkanı. 2003’de ev işverenlerine ait ev işyerinde ev işçisi olarak çalışmaya başlamıştı. Ayten, hiçbir sigortası olmadan çalıştığı 13 yıl içerisinde birçok meslek hastalığına yakalandı. Dizinde aşınmalar oldu. Ayten davasını açtığı 2014 tarihinde halen çalışıyordu. Dava dilekçesinin işverenine ulaşmasının hemen ardından ise işine son verildi. Sigortasının yapılması talebiyle başlayan mücadelesi onu sendika başkanlığına kadar götürdü. Hakkını aramak üzere İmece Kadın Dayanışma Derneğine başvuran Ayten, sigorta davasını açtı ve aynı zamanda İmece Ev İşçileri Sendikası’nın da kuruluş çalışmalarında görev aldı ve 15 Haziran 2014’te yapılan sendika genel kurulunda sendikanın genel başkanlığına seçildi.

Bu Dava Neden Önemli?

Bu dava yıllarca sigortasız çalışan on binlerce ev işçisinin aklından ve yüreğinden geçen emekli olma hayalinin somutlanmış halidir. Bu sebeple kazanılacak her gün, ev işçilerinin var olma mücadelesinde kazanılmış bir gündür. Böyle davaların çoğalması, ev hizmetlerinin İş kanunu kapsamına alınmasını, sigortalamanın kolaylaştırılmasını ve ev işçilerinin de emekli olabilmesini sağlamak için çok önemli bir mücadele alanı olacaktır. Bu dava, 13 yıllık kaybolan hakları için iş tespit davası açarak hukuk mücadelesi başlatan Ayten Kargın şahsında tüm ev işçilerinin geçmişe yönelik sigorta haklarını kazanmaları için bir umut ışığı olacaktır.

İmece Ev İşçileri Sendikası olarak tüm ev işçilerinin geçmiş çalışma sürelerinin görmezlikten gelinmemesi, üstünün örtülmemesi için mücadele yürütüyoruz ve yasal eksikliklerin bedelinin ev işçilerine ödetilmesine karşı çıkıyoruz. Torba Yasa Tasarısında ev işçilerinin sosyal güvenlik haklarını düzenleyen maddelerine karşı eleştirilerimizi pek çok kereler dile getirdik. Torba yasada ev işçilerinin iş yasası ve iş güvenliği yasası kapsamına alınması konusunda hiçbir gelişme yok, 10 günden az çalışan ev işçilerinin sigorta hakkı da gasp ediliyor ve bir milyonu aşkın ev işçisinin yıllardır  güvencesiz, sigortasız çalıştırılmalarına dair kaybedilen hakları telafi edici hiçbir çözüm de getirilmiyor. Bu nedenle torba yasanın ev işçilerinin talepleri doğrultusunda düzenlenmesini talep ediyoruz ve bu doğrultuda http://www.change.org’da bir imza kampanyası başlattık.

İmece Ev İşçileri Sendikası

4/9/2014

ayten kargın dava 4_küçükayten kargın dava1_küçük

Torba Yasanın Düzeltilmesi için Kampanya Başlattık

Açıklamalarımız, Duyurular, Ev İşçileri için İnsana Yakışır İş, Ev İşçileri Ne İstiyor, Sendikadan Haberler

BqKqvdaIIAA5mE9

İmece Ev İşçileri Sendikası olarak torba yasa tasarısındaki ev işçileri ile ilgili maddelerin ev işçilerinin talepleri doğrultusunda düzenlenmesi için bir imza kampanyası başlattık. 41 kadın ve emek örgütünün de desteklediği kampanyaya imza vermek için lütfen aşağıdaki  linki tıklayın

https://www.change.org/p/tbmm-ba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1-torba-yasa-tasar%C4%B1s%C4%B1ndaki-ev-i%C5%9F%C3%A7ileri-ile-ilgili-maddeler-ev-i%C5%9F%C3%A7ilerinin-talepleri-do%C4%9Frultusunda-d%C3%BCzenlensin

Göçmen Ev İşçileri Yalnız Değildir

Açıklamalarımız, Basında Ev İşçileri, Sendikadan Haberler

göçmen ev işçileri yalnız değildir

Hürriyet Gazetesi’nden Burcu Purtal Uçar’ın haberine göre İstanbul’da çocuk bakıcılığı yapan Özbek ev işçisi Dilnoza, işvereninin saldırısına uğradı. Haberde büyük bir inşaat şirketinin yönetim kurulu başkanı olduğu belirtilen işveren N.G.’nin Dilnoza’yı yumrukladığı ve demir çubukla dövdüğü ve kollarını kırdığı ifade ediliyor. Dilnoza ne yazık ki tek değil. Türkiye’de çok sayıda göçmen ev işçisi kölelik koşullarında çalışıyor. Sayıları yüz binleri bulduğu tahmin edilen göçmen ev işçilerinin yaşam koşulları sınır dışı edilme riski nedeniyle daha da ağırlaşıyor. İzinsiz ikamet ve kaçak çalışma göçmen ev işçilerini tümüyle ajanslara ve çalıştıkları eve bağımlı kılıyor. Hiçbir hakka sahip olmayan göçmen ev işçileri işverenlerin sömürüsüne maruz kalıyor. Çalıştıkları evlerde kolayca işi terk etmesinler diye pasaportlarına el konuluyor, maaşlarının bir kısmı işten ayrılıncaya kadar kendilerine verilmiyor, gidecek yerleri olmadığından uzun iş saatlerine ve ağır işlere itiraz edemiyorlar. Ağrılıklı olarak yatılı çalıştıkları için mesai kavramı kayboluyor ve çalışma süreleri çok uzun hale geliyor;  gece-gündüz işverenin hizmetine hazır olmak zorunda kalıyorlar. İş yükleri ağır, özel hayat mahremiyetleri fazlasıyla sınırlı, ücretleri düşük ve sosyal yardımlardan yoksun durumdalar. Yetersiz beslenme ve barınma koşulları hayatlarını olumsuz yönde etkiliyor. Bunların yanı sıra göçmen ev işçileri çalıştıkları evlerde cinsel saldırı ve şiddet riskiyle, sokakta rüşvet ve polis baskısı ile yüz yüzeler. Onlar için dışarıda dolaşmak da tehlikeli olduğundan haftalık izinlerini bile kullanamıyorlar. Vize sorunu nedeniyle yıllarca memleketine gidemeyen, Türkiye’de çocuk doğurup kaçak olduğundan çocuğunu okula yazdıramayan pek çok göçmen işçi bulunduğu biliniyor.

 Göçmen ev işçilerinin karşı karşıya kaldıkları bu sorunların en önemli kaynağı kayıt dışı çalışmadır. Göçmen ev işçilerinin çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi için öncelikle göçmen ev işçilerini “kaçak”, “yasa dışı” gibi ifadelerle onları suçlu gibi gösteren Türkiye’deki mevcut sistemden vazgeçilmelidir. Yasal izinlerin verilmesi kolaylaştırılmalıdır. Çalışma iznini ev işvereninin kefilliğine bağlayan mevcut sistem, işçileri işverenlere bağımlı kılmaktadır. Bu nedenle göçmenlerin ikamet ve çalışma izinlerine işverenlerinden bağımsız olarak başvurabilmesi sağlanmalıdır. Buna ek olarak çalışma izinlerinin ev hizmetleri ile sınırlandırılması uygulamasından vazgeçilmelidir. Göçmen ev işçilerinin maruz kaldıkları şiddet ve taciz olayları konusunda bilgi ve destek alabilecekleri çok dilli hizmet veren birimler ve bilgi hatları oluşturulmalı, ev işçileri bu tip durumlarda neler yapabilecekleri konusunda bilgilendirilmelidir. Kayıt dışı olarak çalışan göçmen işçilerin izin alma süreçleri hızlandırılmalı ve göçmen ev işçilerine insana yakışır iş ve yaşam koşulları sağlanmalıdır.

Biz, Türkiyeli ya da göçmen tüm ev işçileri için insana yakışır iş talep ediyoruz. Ev işçisi kardeşimiz Dilnoza İstemova’nın maruz kaldığı şiddetin sorumlularının yargılanması sürecinin takipçisi olacağız. Göçmen ev işçileri yalnız değildir.

 

İmece Ev İşçileri Sendikası

 07.08.2014

Ev İşçileri Kölelik Yasasına Hayır Dedi!

Açıklamalarımız, Sendikadan Haberler, Videolar

22 temmuz torba yasa 122 temmuz torba yasa 2

 

İmece Ev işçileri Sendikası olarak torba yasa adı altında bize dayatılan kölelik koşullarına hayır demek için SGK İl Müdürlüğü önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdik. Açıklamayı İmece Ev İşçileri Sendikası Yöneticisi Nuray Akkaya okudu. Eyleme sendikalar ve kadın örgütleri de destek verdiler.

Basın açıklamasını buradan izleyebilirsiniz:

Ev işçilerine kölelik yasasına karşı mücadelemizi destekleyen kurumlar şunlardır:

Amargi İzmir

Ankara Feminist Kolektif

Antalya Kadın Danışma ve Dayanışma Derneği

Bodrum Kadın Dayanışma Derneği

DİSK Emekli-Sen Aksaray 3 No’lu Şube

DİSK Kadın Komisyonu

Emekçi Hareket Partili Kadınlar

Emekliler Dayanışma Sendikası

EMEP’li Kadınlar

Eşitlik İzleme Kadın Grubu- EŞİTİZ

Eşit Yaşam Derneği

FİLMMOR

GENEL-İŞ Sendikasından Kadınlar

Gökkuşağı Kadın Derneği

Halkevci Kadınlar

HDK Kadın Meclisi

İmece Ev İşçileri Sendikası

İmece Kadın Dayanışma Derneği

İnsan Hakları Derneği Kadın Hakları Komisyonu

İstanbul Feminist Kolektif 

İstanbul KESK Kadın Meclisi

İşçi Demokrasisi Partisi’nden Kadınlar

Kadın Çalışmaları Derneği

Kadın Dayanışma Vakfı

Kadınlarla Dayanışma Vakfı

Kadın Emeği Kolektifi

Kadın Mühendisler, Mimarlar, Şehir Planlamacılar ve Teknik Elemanlar

KAMER Vakfı

Kampüs Cadıları

KEİG Platformu

Mor Dayanışma

ÖDP’li Kadınlar

Petrol-İş Sendikası Kadın Dergisi

Sosyalist Kadın Meclisleri

SYKP İstanbul İl Kadın Meclisi

TMMOB’li Kadınlar

TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu Kadın Çalışma Grubu

Türk Kadınlar Birliği

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu

Yeni Demokrat Kadın

Yeşil Sol Kadınlar

Minire İnal’ın, ‘gündelikçi değil, işçi’ olduğunu kanıtlamak için açtığı hizmet tespit davası, 1’inci İş Mahkemesi’nde görüldü

Sendikadan Haberler

İmece Ev İşçileri Sendikası Kurucu Üyesi olan ve Antalya’da çalıştığı evin camlarını silerken 3’üncü kattan düşerek ağır yaralanan Minire İnal’ın, ‘gündelikçi değil, işçi’ olduğunu kanıtlamak için iş mahkemesinde açtığı hizmet tespit davası, 1’inci İş Mahkemesi’nde görüldü.

minire dava 2 minire dava1 miniredava 2 miniredava4

Minire İnal, İmece Ev İşçileri Sendikası avukatlarıyla birlikte ev sahibi Devrim Aşkın Karasoy, Hasan Karasoy ve SGK hakkında Antalya 1.İş Mahkemesi’ne hizmet tespiti ve geriye dönük olarak çalıştığı günlerin hakkını alması için dava açtı. 1’inci İş Mahkemesi’nde görülen davaya davacı taraflar İmece Ev İşçileri Sendikası üyeleri, Minire İnal ve avukatları Sevgi Evren ile birlikte 4 kadın avukat katıldı. Davalı tarafından ev sahipleri ve avukatları ise duruşmaya müdahil olmadı. Mahkeme başkanının duruşmada taraf davacı avukatlarını dinlemesinin ardından taleplerini yazılı bir şekilde mahkemeye iletmeleri için davayı 17 Kasım 2014 tarihine erteledi.

 

Mahkemenin ardından Minire İnal’ın avukatı Sevgi Evren yaptığı açıklamada ev işçilerinin kötü şartlarda çalıştığına dikkat çekti. Güzel bir duruşma geçirdiklerini kaydeden Evren, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün ikinci duruşmamızı gerçekleştirdik. Gerekli itirazları yaptık. Minire İnal’ın hakkını alması için duruşmalar devam edecek. Duruşmada bize destek veren avukat arkadaşlarıma teşekkür ederim. Hakim şaşırıp ‘Bir ev işçisini beş avukat mı savunacak’ dedi. Bu da güzel bir olaydı.”

Dava sonrasında İmece Ev İşçileri Sendikası üyeleri, Minire İnal’la birlikte basın açıklaması yaptı. Sendika adına Saide Kırılmaz’ın yaptığı basın açıklaması, sendika üyesi ve İnala destek vermek amacıyla adliyeye gelen ev işçisi kadınların “Yaşasın kadın dayanışması, Köle değil, ev işçisiyiz, Minire İnal yalnız değildir” sloganlarıyla sık sık kesildi.

Saide Kırılmaz, Türkiye’de 1 milyon 300 bin civarında ev işçisi olduğuna dikkat çekerek, “Bunlardan yüzde 1i bile sigortalı değildir. Diğer işçiler ile eşit haklara sahip olmak için iş yasasına girmek istiyoruz. Ev işçilerinin sigorta primleri teşvik edilmelidir. Gerekiyorsa ev işçilerine özel yasa çıkartılmalıdır. Çalışma Bakanlığı, önünde duran bu görevleri yıllardır görmezden gelmiştir. Bizler Meclise, Bakanlığa ve SGKya taleplerimizi ilettiğimizde ise her defasında Tamam, yapacağız denmiş, ancak bu güne kadar en ufak bir adım dahi atılmamıştır. Minire İnal 5 yıl önce çalıştığı evin camını silerken düşmüş, ağır yaralanmış ve mutlak bir ölümün eşiğinden dönmüştür. Aylarca hastanede yatan Minire İnal, akciğer ve omurilikten bir dizi ameliyat geçirdi. Hastane masrafları yeşil kart çıkartılarak karşılanabildi. Bu gün burada kendisi için bir araya geldiğimiz arkadaşımız Minire İnal, iş kazası geçirdiği yetmiyormuş gibi, bir de işverenleri ve Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yok sayılmıştır,” diye konuştu.

Saide Kırılmaz bu davanın sadece Minire İnalın davası değil, onun nezdinde tüm ev işçilerinin hak arama mücadelesi olduğunu belirterek, “Minire İnala adalet istiyoruz. İş güvenliği yasası, ev işçilerini de kapsamalı. Ya da ev işçileri için çalıştıkları işyeri olan evin özel koşullarını göz önüne alacak şekilde bir iş sağlığı ve güvenliği yasası çıkartılmalıdır. En az 5 yıl sigorta primleri genel bütçeden ödenmelidir. Ev işçilerine insana yakışır iş sözleşmesi olan ILO C189 imzalanmaladır” dedi. Minire İnal da avukatlarına ve kendisine destek veren İmece Ev İşçileri Sendikasına teşekkür etti.

OLAYIN GEÇMİŞİ

Antalya’da oturan 2 çocuk annesi Minire İnal, 2006 yılında ev işçisi olarak çalışmaya başladı. 5 Mart 2009’da çalıştığı evin salon camlarını silerken 8 metre yüksekten düştü. Düştüğünü yoldan geçen biri görüp ev sahibine haber verdi. Hastaneye kaldırılan İnal’ın iç kanama geçirdiği, kaburgalarının kırıldığı anlaşıldı. Sigortasız çalıştığı için hastane masraflarını ev sahibi ödedi. İnal, 15 gün kaldığı hastaneden taburcu olduktan sonra bir süre de evde yattı. Ancak geçirdiği iç kanama, akciğerde enfeksiyon ve su toplamasına neden oldu, tekrar hastaneye yatırıldı. İnal, akciğer ve omurilikten bir dizi ameliyat geçirdi. Minire İnal, bu kez hastanede 2 ay kaldı, hastane masrafları yeşil kart çıkartılarak karşılandı. İnal, taburcu olduktan sonra 1.5 yıl başkalarının yardımıyla yaşamını sürdürdü. Minire İnal, gündelikçi değil, işçi olduğu kanıtlamak için iş mahkemesinde hizmet tespit davası açtı. Antalya 1’inci İş Mahkemesinde görülen hizmet tespitinden sonra tazminat davası açacağını söyleyen Minire İnal, bu sırada İmece Ev İşçileri Sendikasının kuruluş aşamasında Antalya temsilcisi oldu, ardından genel kurulda sendikanın yönetim kurulunda yer aldı.